sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2015 Salı

Melanom Cilt Kanseri


Melanom Nedir?
Melanom bir tür cilt kanseridir. Cildimiz epidermis ve dermis adı verilen iki tabakadan oluşur. Dışta bulunan tabakaya epidermis, epidermisin altında bulunan tabakaya ise dermis adı verilir. Bu tabakalar arasında melonosit adı verilen hücreler bulunur. Melonistlerin görevi, pigment üretmek yani cilde rengini vermek ve vücudu ısı ve soğuktan korumaktır. Cilde rengini veren melonistlerden kaynaklanan cilt tümörleri melanom cilt kanserine sebebiyet vermektedir.

Melanom Oluşma Riskini Arttıran Faktörleri Nelerdir? 

  • Cildinizde çok sayıda ben taşıyorsanız,
  • Açık tenli, kızıl saçlı ya da çok fazla çile sahipseniz,
  • Çocukluk çağında güneş yanıklarına, güneşe ve güneşin etkilerine çok fazla maruz kalmışsanız,
  • Uzun süre güneşte kalıyor ve güneşleniyorsanız ,
  •  Ailede cilt kanseri öyküsüne sahip kişiler var ise, 
  • Zayıf bir bağışıklık sistemine sahipseniz diğer kişilere göre melanomaya yakalanma riski taşıyorsunuz demektir.
Yapılan araştırmalar, kadınların erkeklere göre daha fazla melanoma yakalandıklarını ortaya koymaktadır.

Melanomun Önlenmesine Yönelik Yapılması Gerekenler:

Cildinizde çok sayıda ben varsa, açık tenliyseniz, çillenmeye, güneşte kolay yanmaya eğiliminiz varsa düzenli olarak cildinizi kontrol etmeyi alışkanlık haline getirin. Cildinizde 4-6 hafta
 içerisinde kaybolmayan ya da var olan ama gittikçe büyüyen ya da şekli değişen benler fark ederseniz hemen doktora başvurunuz. Melanomda erken teşhis diğer kanser türlerinde de olduğu gibi çok önemlidir. Erken evrelerde tedavisi mümkündür ancak geç konan teşhiste yayılma eğilimdedir. Diğer cilt kanserlerine göre daha ciddi seyirlidir.

Melanom Belirtileri:

Eğer

  • gittikçe büyüyen
  • şekli değişen- düzensiz kenarlı bir görünüm almaya başlayan
  • rengi değişen- koyulaşan, çoklu gölgeli olan
  • kaşıntılı ya da ağrılı
  • kanamalı ya da kabuk tutmuş
  • iltihaplı benler taşıyorsanız hemen doktora başvurunuz.
 


 


5 Şubat 2015 Perşembe

Boğazım Düğüm Düğüm

Psikoloji ile hastalıklar arasındaki neden-sonuç ilişkisi hem psikolojinin hem de tıp biliminin konusu olmuştur. Eskiler de atasözlerine yansıttıkları gibi bir çok hastalığın sebebini ruh halinde aramışlardır. Herkesin hayatla ilgili söyleyecek çok sözü vardır. Edilecek şikayet gırladır. Ancak boğaz "dokuz düğüm'"dür. Böyle derdi anneannemiz... Bilimsel olarak kanıtı olup olmadığını bilmiyoruz ama çoğumuzun da tecrübe ettiği gibi söyleyemediklerimiz, haykıramadıklarımız belki düğüm olur çöker gırtlağımıza...Bu tanımlamalar ve tanılar işe halk gözünden bakılarak yapılan açıklamalardır.

Acaba Bilim Ne Diyor?
Düğüm olarak nitelendirdiğimiz tiroid bezinde konuşlanan nodüller ile ilgili ne yapmamız gerekiyor? Paniğe gerek yok! Tiroid bezinde ortaya çıkan nodüllerin büyük çoğunluğu iyi huyludur. Ancak bir sağlık tüketicisi olarak tıp biliminden ve uygulayıcılarından ne gibi taleplerde bulunmalıyız?

Nodülümü Kime Şikayet Ederim? 

Tiroid hastalıkları Endokronoloji uzmanlığının alanına girmektedir. Ancak İç Hastalıkları uzmanları, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzmanları ve Genel Cerrahi uzmanları da tiroid hastalıklarıyla ilgilenmektedir.

Nodülünüzün Huyu, Suyu Nasıl Anlaşılır? 

Nodül tespit edildiğinde, nodülden hücre alarak kanser açısından incelemek için - ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB, TİAB) adı verilen bir işlem yapılabilir. Ancak her nodüle biyopsi yapmak gereksizdir.

Hangi Nodüle Biyopsi Yapılacağını Nasıl Bileceğim ?

Nodülü ilk inceleyen bu konuda uzmanlaşmış bir Radyoloji uzmanı olacaktır. Radyologun görüşleri doğrultusunda klinisyen doktor biyopsi yapılıp yapılmayacağına karar vermelidir. Radyoloji uzmanı raporunda nodüle biyopsi yapılıp yapılmaması konusunda mutlaka öneride bulunmalıdır. Hangi nodüllere biyopsi yapılması gerektiği uluslararası kuruluşlarca belirlenmiştir. Radyolog da bu kıstaslara göre biyopsi tavsiyesinde bulunmaktadır.


Gereksiz Biyopsi Yapmanın Ne Zararı Var?

Öncelikle gereksiz yere para ve zaman harcanmış olur. Ama daha da önemlisi hiç bir kanser şüphesi bulunmayan bir nodüle biyopsi yapılması gereksiz ameliyatlara yol açabileceği hekimlerce dile getirilmektedir.

Biyopsiyi Kim Yapmalı? 

Biyopsi Radyoloji uzmanı tarafından ultrason aracılığıyla yapılmalıdır. Yani ultrasonografi ile iğnenin tam olarak nodülün içinden hücre almasıdır. Ultrasonografi cihazı kullanma eğitimini ise sadece Radyoloji uzmanları almaktadır.

Biyopside Alınan Hücreleri Kim Değerlendirir?

Biyopside alınan hücrelerin iyi huylu olup olmadığı Patoloji uzmanları tarafından incelenir. Ayrıca biyopsi esnasında yeterli miktarda  hücre alınıp alınmadığından emin olmak için Patoloji uzmanı da biyopsi sırasında hazır bulunmaktadır. Kısaca nodülünüzün huyunu belirleyecek olan Radyoloji uzmanı ile fikir alışverişinde bulunan Patalog olacaktır.

Zeynep Pelin ATAMAN




4 Şubat 2015 Çarşamba

Eklem İltihabı Çekenlerin Yemesi Gereken 8 Besin

Eklemlerde meydana gelen iltihaplanmaların nedeni ve tedavisi henüz bilinmemekle birlikte, bu romatizmal hastalığın genetik olabileceği ya da bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine savaş açması ve onları yok etmesi öne sürülen nedenler arasında gösterilmektedir. Oldukça ağrılı ve sancılı olan bu hastalıkla mücadele edenler, doktor tavsiyesi ile iltihap giderici ilaçlar almakta ya da ağrıları yatıştırmak için fizyoterapi görmektedirler. Erken teşhis, hastayı fazla zorlamayan egzersizler ve tüketilen besinler, eklem iltihabından kaynaklı ağrıların azalmasına yardımcı olabilir. Bu yazıda akut hale gelmemiş eklem iltihaplarında yenilmesi gereken besinlerden söz edeceğiz.

Omega3 yönünden zengin olan besinleri tüketmek, eklem iltihaplarıyla savaşmakta etkili bir yöntemdir.Aşağıda sıralayacağımız besinleri alışveriş listenizin bir parçası yapmanız ve tüketmeniz oldukça faydalı olacaktır.

1. Balık : Ton balığı, sardalye ve somon doymamış yağ asitleri bakımından oldukça zengindir ve yüksek oranda  Omega3 içermektedir. Bu tür balıkların tüketimi, iltihaplanmaya sebep olan besinlerin dönüşümünü engellemektedir.Ayrıca bu besinlerin tüketimi, kardiovasküler hastalıklara yakalanmayı önlediği gibi, kolestrolün kontrolünde de etkilidir.
Tavsiye Edilen Miktar: Haftada 2 kez 200 gram kadardır.

2. Kanola Yağı: Omega3 'e ek olarak , kanola yağı güçlü bir Omega6'dır ve kalp rahatsızlıklarını önlemekte oldukça etkilidir. Kanola yağında, serbest radikallerle savaşmakta güçlü bir antioksidan olan E Vitamini bulunur. Kanola yağını tüketmek erken yaşlanmayı önlediği gibi, bozulma eğilimi gösteren hücreleri de onarmaktadır.
Tavsiye edilen miktar: Günde 1-2 yemek kaşığı kadardır.

3. Soya Yağı: Soya yağı da diğer bitkisel yağlar gibi yüksek oranda Omega3 , Omega 6 ve E vitamini içerir.Soya yağının iltihap karşıtı olma özelliği vardır ve vücuttaki kolestrol seviyesini ayarlar.
Tavsiye edilen miktar: Günde 1-2 yemek kaşığı kadardır.

4. Zeytinyağı: Zeytinyağı, Omega3, E vitamini ve beta karoten açısından oldukça zengindir. Zeytinyağının, iltihap karşıtı oluşu ve antioksidan özelliğinden ötürü, hücreleri korumakta ve bozulmalarını önlemektedir.
Tavsiye Edilen Miktar: 1-2 yemek kaşığı kadardır.

5. Roka: Koyu yeşil roka yaprakları, Omega3,  A vitamini, C vitamini deposudur. Ayrıca potasyum ve demir içerir. Bu da kan hücrelerinin (hemoglobin) oluşumunu sağlar.
Tavsiye edilen miktar: Günde 1 tabak kadardır.

6. Ispanak: Besin değeri oldukça yüksek olan ıspanak, A, C ve E vitamini , omega 3, kalsiyum, demir, potasyum, karotenoid,  biyoflavonoid içermektedir. Antioksidan özelliği ile prostat ve akciğer   kanserlerinin önlenmesinde etkilidir. Ispanak ayrıca iki önemli element içermektedir: Folik asit ve lutein. Folik asit, kansızlıkla mücadelede, lutein ise bağışıklık sistemini güçlendirmede önemli rol oynar.
Tavsiye Edilen Miktar: Günde 2-3 yemek kaşığı kadardır.

7. Keten Tohumu: Esansiyel yağ asitleri bakımından oldukça zengin olan keten tohumu, içerdiği E vitamini sayesinde, kötü kolestrolü düşürmektedir. Ayrıca iltihap karşıtı özelliği de olan keten tohumunu, sindirim sistemi sorunlarının giderilmesinde ve  menopoz döneminde yaşanılan sıkıntıların yatıştırılmasında etkilidir.

8. Chia: Ada çayının bir türü olan Chia bitkisi, Meksika'da yetişmektedir. Protein, Omega 3, lif, demir ve magnezyum yönünden oldukça zengin bir bitkidir. Doygunluk hissi vermekle kalmaz aynı zamanda kardiovasküler hastalıkları önlemede , bağışıklık sistemini kuvvetlendirmede, vücuttaki kas oranını arttırmada ve iltihaplanma karşıtı özelliği ile tüketilmesi yararlı bir bitkidir.
Tavsiye Edilen Miktar: 2-3 yemek kaşığı kadardır.  


30 Ocak 2015 Cuma

Vitamin ve Besin Değerlerini Kaybetmeden Sebzeleri Pişirmek

Sebzelerin besin değerlerini korumak için sebze seçerken tazeliğine dikkat etmek ve satın aldıktan sonra pişeceği süreye kadar uygun koşullarda muhafaza etmek elbette ki önemlidir.Bir çoğumuz bu konuda oldukça hassas davranırız. Peki aynı hassasiyeti sebzeleri pişirirken de gösteriyor muyuz? Her sebzenin belirli pişirme süresi ve şekli vardır. Pişirme süresi uzadıkça sebzelerin, besin değerlerindeki kayıplar da artmaktadır. Sebzelerin doğru pişirme  süreleri nelerdir?


SEBZE                          HAŞLAMA               BUHARDA              MİKRODALGA

Pancar                             30-60 dak.                    40-60 dak.                    9-12 dak.

Karnabahar                      4-6 dak.                        3-5 dak.                       2-3 dak.

Lahana                             5-10 dak.                      5-8 dak.                       5-6 dak.

Havuç                              5-10 dak.                      4-5 dak.                        4-5 dak.

Taze Fasulye                   6-8 dak.                         5-8 dak.                       3-4 dak.

Ispanak                            2-5 dak.                         5-6 dak.                       1-2 dak.

Kabak                              3-5 dak.                         4-6 dak.                        2-3 dak.

Bezelye                           8-12 dak.                        4-5 dak.                       2-3 dak.

Patates (kesilmiş)            15-20 dak.                      10-12 dak.                   6-8 dak.

Patlıcan (dilimlenmiş)     Tavsiye edilmez            5-6 dak.                        2-4 dak.

Mantar                             Tavsiye edilmez            4-5 dak.                        2-3 dak.